escort bayanmaltepe escortkurtköy escortDubai escortporno izlesex hikayeleriseks hikayeleriseks izlepaply.org

Kırşehir Haber Vakti

KIRŞEHİR’Lİ SANATÇININ MEMLEKET HASRETİ SON BULUYOR

KIRŞEHİR’Lİ SANATÇININ MEMLEKET HASRETİ SON BULUYOR
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
892 Okundu
06 Temmuz 2021 - 12:40
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Kırşehir’e özlemini dile getirdiği “Memleket Hasreti” isimli eseriyle tanınan ünlü halk sanatçısı Şemsi Yastıman’ ın Çanakkale’de bulunan naaşı memleketi Kırşehir’ e taşınacak.

Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu Şemsi Yastıman’ın Çanakkale Lapseki’de metfun bulunan naaşının Kırşehir’e nakledilerek Cuma günü İmaret Mezarlığı’na defnedileceğini ve böylelikle bir büyük özlemin daha sona ereceğini ifade etti.

10 Temmuz 1994 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yuman 71 yaşındaki ünlü saz ve söz sanatçısı Şemsi Yastıman o dönem Çanakkale’nin Lapseki İlçesinde defnedilmişti.

Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, yapılan girişimler sonucu 27 yıl önce hayata gözlerini yuman Şemsi Yastıman’ın naaşının Lapseki Kaymakamlığı, Adatepe Köyü Muhtarlığı’nın oluru ile Lapseki’den getirilerek 9 Temmuz Cuma günü saat 10.30’da Kırşehir’de bulunan İmaret Mezarlığı’ndaki Şeyh Süleyman Türbesi yanında defnedileceğini söyledi.

Cuma günü düzenlenecek programda saat 12.30’da Ahi Evran Camii’nde Ahiliğe hizmet edenler nezdinde bir anma programı düzenlenecek. Cuma Namazından sonra Ahi Evran Camii’nde Ahi Pilavı ve Ahi Helvası ikramında bulunulacak. Saat 14.00’te açılış ve konuşmalara geçilecek. Burada Vali İbrahim Akın, Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı Başkanı Süleyman Demir ve Şemsi Yastıman’ın oğlu Sinan Yastıman birer konuşma yapacak.

Saat 14.30’da da Prof. Dr. Ahmet Kala “Ahilik ve Kümelenme” konusunda; saat 15.00’te de Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal “Şecerenâmeler, Fütüvvetnameler ve Türk Ahiliği” konusunda birer konuşma yapacak. Program saat 15.30’da Şed Kuşatma Tiyatro Gösterisi ve Ahilik Türküleri ile sona erecek.

ŞEMSİ YASTIMAN KİMDİR:

(10 Temmuz 1923 Kırşehir – 10 Temmuz 1994 Lapseki)  Türk Halk Müziği sanatçısı.

Türk Halk Müziği’ne kaynak kişi ve derleyici kimliği ile emeği geçmiş büyük halk sanatkârıdır. Asıl adı “Mehmet Galip Şemsettin” olan Şemsi Yastıman, “Şekerci Ahmed Ağa” ve “İlhamiye Hatun”un oğlu olarak dünyaya geldi. Saza ve söze ilgisi küçük yaşlarda başladı. O yıllarda Kırşehir ustalarından etkilendi. Ankara’da bulunduğu yıllarda “Yağcıoğlu Fehmi Efe” ve “Genç Osman”ın müzik meclislerine girerek kendini ve sazını geliştirdi. Sahneye çıkması da bu yıllara rastlar.

Bir süre İzmir’de yaşayan ve burada evlenen Şemsi Yastıman, daha sonra İstanbul’a yerleşti. Kısa sürede şöhreti artan ve gazinolarda çalışmaya başlayan Yastıman, dönemi içinde, basın-yayın organlarının en çok bahsettiği sanatçılardan biri oldu. Onlarca plak doldurdu ve pek çok kez Türkiye Radyoları’nın programlarına davet edildi.

Semsi Yastıman, özellikle halk müziği geleneğinin çalıp-söyleme tarzını benimsemiş bir halk sanatkârı olarak adından söz ettirdi.  Âşıklık geleneğinin çeşitli türlerinde seslendirdiği eserlerle ve bilhassa Semsi Yastıman, özellikle halk müziği geleneğinin çalıp-söyleme tarzını benimsemiş bir halk sanatkârı olarak adından söz ettirdi Memleketi Kırşehir’in müzik potansiyelinin geniş kitlelere tanıtılmasına önayak oldu. Sanatçı kişiliği yanında, kendi adını taşıyan dükkânında saz dersleri vererek pek çok sanatçı yetiştirdi. Türk halk müziği konusunda çeşitli kitaplar yayınlayarak kültür hayatına hizmetlerde bulundu.

Şemsi Yastıman, doğum gününde, yani 10 Temmuz da (1994) Lapseki ‘de hayata gözlerini yumdu.

En çok bilinen eseri, Kırşehir’e özlemini dile getiren “Memleket Hasreti” ve “Uzaylılar Hoşgeldiniz”dir.

MEMLEKET HASRETİ

Ölmez, sağ olursam bu yaz inşallah
Sılayı bir daha görmek istiyom
Kırşehir’e varsam ya ağşam, zabah
Topraklara yüzüm sürmek istiyom

Harmana denk gelse, düvene binsem
Şöyle dabaz olup, kaşınsa ensem
Acık bağ bellesem, acık dinlensem
Çayıra bir pala sermek istiyom.

Kaman’ı, Mucur’u, Çiçekdağı’nı
Kındam, Dinekbağı, hem Özbağ’ını
Köylü, kentli, hastasını, sağını
Görüp bir muhabbet kurmak istiyom.

Bağ bozumu üzüm haftına batsak
Bekmez kazanına hayvalar atsak
Boranıynan damla şiresi datsak
Arı soksa, çamır sürmek istiyom.

Hacı Bektaş, Ahi Evran Sultanı
Aşık Paşa, Kaya Şeyhi cananı
İmarette neslim Şeyh Süleyman’ı
Aşk ile bağrıma sarmak istiyom.

Üç arkadaş şöyle bir bahça bulsak
Çalpıdan hatlayıp, bir üzüm yolsak
Sağbısı dutsa da, bir rezil olsak
O tatlı günlere ermek istiyom.

Ahievran, çarşı içi, hökümet
Kümbetaltı, Kayabaşı, İmaret.
Akrabayı, eşi dostu ziyaret
Uğrayıp, hal-hatır sormak istiyom.

Seğirdip, dolaşsak hep tarla dapan
Keklik dutmak için kursaydık kapan
Daş döğüşü olsa, vızlasa sapan
Kafamı, gözümü yarmak istiyom.

Ne büyüktür zevki yurdu görmenin
Kaç senenin hasretine ermenin
Dört bir yanda methedilen termenin
Şifalı suyuna girmek istiyom.

Bilmem ki olur mu gine becerim?
Çayırda oynasak zıkka, acerim
Terleyip, karakıp, bir su içerim
Dalağım kabarıp, böğrmek istiyom.

Halam sağ olsa da, sesim duysaydı
Cebime devramel, iğde koysaydı
(Şunda yi) diyerek alma soysaydı
Cevizi de dişle kırmak istiyom.

Enteremi giysem, sümüğüm aksa
Koluma silerim, yağlığım yoksa
(Başangı) dır diye mahalle bıksa
Kesekle camları kırmak istiyom.

Bir de gitsem tezem beni görseydi
İçi çokelikli dürüm dürseydi
Hele azıcık da sızgıt verseydi
O an pirzolayı yermek istiyom.

Cesurluğum dutsa, şöyle kasılsam
Yaylıların arkasına asılsam
Kımçıyı yiyince yere yassılsam
Yollarda ağlayıp durmak istiyom.

Dayımgilden acık köğtür aldırsam
Emmimgilden armıt kak’ı buldursam
Ceblerime şak leblebi doldursam
Töhmeleyip, uşgur kırmak istiyom.

Ceviz kaval etsem, sakam da toksa
Çızgılı oynarım, eneğim çoksa
Koluma söylerken bir döğüş çıksa
Sumsuk yimek, hem de cırnak istiyom

Sögürmelik bir et çıksa satırdan
Höşmerim, çullama gitmez hatırdan
Kuşlukleyin hedik gelse tandırdan
Çölmeğin içine girmek istiyom.

Tok, çik, opban, mirre bir aşşık atsam
Sakanın dımığna kurşun akıtsam
Üç yüz enek ütüp, cebe bakıtsam
(Ne şişiyon la) dedirmek istiyom.

Bir hağbe kemeyi yüklesem sırta
Çıksam bir alamaç yapacak sırta
Beş gö suvan, üç kaynamış yımırta
Bazlama içine sarmak istiyom.

Görür m-ola bu fakirin gözleri
Delice Çay’ını, berrak özleri
Kıssıkkaya serinledir bizleri..
Neyleyim denizi, ırmak istiyom.

Bunları her daim arzular özüm
Memleket mahsulü vücuda lüzum
Tokaloğlu kaysı, dıranı üzüm
Tek, yimeyim, şöyle dermek istiyom.

Kim sorarsa yazdın bunları niye?
Gelecek nesile kalsın hediye
Kırşehir’de doğdum, Türkmen’im diye
Her yerde göğsümü germek istiyom.

Bir düğün olsa da bir kayın gitsek
Dokuz butlu tavuk lafını etsek
Dam pilavu, gelse yisek tüketsek
Davullu zurnalı dernek istiyom.

Ey Şemsi Yastıman, ümitli kulsun
Kısmet ise gayen yerini bulsun
Hemşeriler buna vasıta olsun
Kırşehir’e selam vermek istiyom.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

sperrmuellberlin.org

0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x