İş İnsanı Ve Yazar Mehmet Ardıç Kaleme aldı.
Vefa, Hatırayı Sahiplenmektir; Sömürmek Değil!
İşte Mehmet Ardıç’ ın kaleminden yazının tamamı;
” Prof. Dr. Mehmet Ali Altın…
Kırşehir’in hafızasında sadece başarılı bir hekim olarak değil, gönüllere dokunan bir insan olarak yaşamaya devam eden unutulmaz bir isim…
Ankara’da görev yaptığı yıllarda memleketinden gelen her hastayı kendi ailesinden biri gibi karşılayan, kapısını hiç kimseye kapatmayan, gecesini gündüzüne katarak insanlara şifa olmaya çalışan bir gönül insanıydı. Kırşehir’den kilometrelerce uzakta olsa da yüreği her zaman memleketi için attı. İnsanların derdiyle dertlendi, sevinciyle sevindi.
Daha sonra milletvekili olarak Kırşehir’e hizmet etme fırsatı buldu. Ancak kader, onun halkına uzun yıllar hizmet etmesine izin vermedi. Henüz 46 yaşında aramızdan ayrıldı. Geride ise binlerce hastasının duasını, Kırşehir halkının sevgisini ve hiç dinmeyen bir özlemi bıraktı.
Prof. Dr. Mehmet Ali Altın’ın genç yaşta vefatı yalnızca ailesini değil, bütün Kırşehir’i yasa boğdu. Öyle ki halkın gönlünde taht kuran büyük ozanımız Neşet Ertaş da bu derin acıyı yüreğinde hissederek onun adına şiir yazdı, türkü besteledi. Bir insana duyulan sevgi ve saygının bundan daha anlamlı bir ifadesi olabilir mi?
Bugün yeni yapılacak hastaneye Prof. Dr. Mehmet Ali Altın’ın adının verilmesini isteyen Kırşehirlilerin talebi de tam olarak bu duygudan beslenmektedir. Bu istek herhangi bir kişiyi öne çıkarma çabası değildir. Bu, memleketine tutkuyla bağlı yaşamış, insan sevgisini mesleğinin önüne koymuş bir evlada duyulan minnetin, vefanın ve özlemin ifadesidir.
Şunun da unutulmaması gerektiğini düşünüyorum; Prof. Dr. Mehmet Ali Altın ismi, Kırşehir’de yaşayan toplumun her kesiminin ortak saygı duyduğu, siyaset üstü bir isimdir. Onu sahiplenenler herhangi bir siyasi görüşün değil, Kırşehir ortak paydasının etrafında buluşmaktadır. Bu nedenle onun adının yaşatılması yönündeki talep de siyasi bir talep değil, toplumsal vicdanın ve ortak hafızanın güçlü bir yansımasıdır.
Ne var ki son günlerde bu temiz duyguyu kendi hesaplarına alet etmeye çalışanlara da şahit oluyoruz. Kırşehir’e hizmet ettiğini öne süren bazı kişiler, halkın Mehmet Ali Altın’a duyduğu samimi sevgiyi kendi isimlerini parlatmanın aracı hâline getirmeye çalışıyor. Oysa vefa, reklam malzemesi değildir. İnsanların gönlünde yer etmiş bir değeri kişisel çıkar uğruna kullanmak ne etikle ne de vicdanla bağdaşır.
Gerçek vefa; hak edeni anmak, hak edene hakkını teslim etmektir. Sessizce yapılan bir teşekkür, gösterişli söylemlerden çok daha değerlidir. Çünkü insanlar sözleri değil, samimiyeti hatırlar.
Kırşehir, yetiştirdiği değerleri hiçbir zaman unutmaz. Prof. Dr. Mehmet Ali Altın da bu şehrin unutulmayacak evlatlarından biridir. Onun isminin yaşatılması sadece bir tabela meselesi değil; bu şehrin vicdanına, hafızasına ve vefa kültürüne sahip çıkma meselesidir.
Yazımı, büyük halk ozanımız Neşet Ertaş’ın Prof. Dr. Mehmet Ali Altın için yazıp bestelediği şu dizelerle tamamlamak istiyorum:
İnsanlıktır onun yolu
Yüreği insanlık dolu
Kırşehir’in altın oğlu
Doktor Mehmet Ali Altın
O hep insanları sevmiş
Bencilliği çoktan kovmuş
Sanki hizmet için doğmuş
** “


Kırşehirli Yazar Muhammed Yağız’dan Gençliğe Umut Veren Roman
MUCUR’DA KAYIP VATANDAŞ 11 SAAT SONRA SAĞ OLARAK BULUNDU
CHP’DEN İSTİFA EDEN METİN İLHAN YENİ PARTİNİN KURUCULARI ARASINDA YER ALDI
ÖZEL BİREYLERLE BİRLİKTE GAZETECİLERİ ZİYARET ETTİLER

KIRŞEHİRLİ BÜROKRAT İBRAHİM AVŞAR’A STRATEJİK GÖREV