Kırşehir Haber Vakti Yazarlarımızdan Zafer Çam, Kırşehir’in göç vermesinin dikkate alınması gereken büyük bir mesaj olduğuna vurgu yaptığı bir yazı kaleme aldı.
“Kırşehir’i gençsiz bırakan şey kader değil; yatırım getiremeyen, istihdam üretemeyen ve şehrin geleceğini savunamayan kravatlı milletvekillerinin yıllardır süren sessizliği ve etkisizliğidir.” İfadeleri ile başladığı yazısında Zafer Hoca, “Gençler garsonluk, kasiyerlik ve kuryelik dışında bir gelecek bulamadığı için memleketlerini istemeden terk ediyor; eğer seçilmişler şimdi harekete geçmezse Kırşehir daha ağır bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalacak. Sözleri ile devam ediyor.”
İşte Zafer Çam’ ın kaleminden yazının tamamı;
” Kırşehir küçülüyor.
Ama bu bir doğal afet değil.
Bu, göz göre göre gelen bir ihmalkârlığın sonucu.
Türkiye’nin birçok ilinde nüfus artışı konuşulurken, Kırşehir’de tablo tersine dönmüş durumda.
Her yıl biraz daha azalan nüfus, boşalan sokaklar, susturulan hayaller…
Peki, bu hiç kimsenin dikkatini çekmiyor mu?
Seçim zamanı sandıklar kuruluyor, oylar veriliyor, koltuklar dolduruluyor.
Sonra?
Sonrası sessizlik.
Seçilmiş kravatlı vekillere Kırşehir neden göç veriyor diye bir kez olsun soran oldu mu?
“Bu şehir neden gençlerini tutamıyor?”
“Bu şehir neden umut üretmiyor?”
Diyen var mı?
Gerçeği eğip bükmeye gerek yok:
Kırşehir’de devlet yatırım yok.
İstihdam alanları yok.
Sanayi sınırlı, teknoloji yatırımı neredeyse sıfır.
“Şu iktidarın Kırşehir’e kazandırdığı şu yatırım” diye somut bir örnek gösterebilen var mı?
Seçilmiş vekilin eseri diyeceğiniz bir baca tütüyor mu?
Bir fabrika, bir teknoloji merkezi, gençleri burada tutacak bir üretim alanı?
Gençlerin önünde iki seçenek var:
Ya kafede garsonluk,
Ya markette kasiyerlik.
Ya da kurye.
Kırşehirli gencin Üniversite diploması elde, hayaller ise başka şehirlerin yolunda.
Kırşehir sadece nüfus kaybetmiyor; en değerli sermayesini kaybediyor: Gençlerini.
Her giden gençle birlikte;
Yenilikçi fikirler bu şehirden kopuyor,
Üretim hayalleri başka illerde filizleniyor,• Çarşılar sessizleşiyor, kepenkler siftahsız kapanıyor.
Şehir giderek emekliler ve memurların ağırlıkta olduğu durağan bir yapıya sıkışıyor.
Gençlik olmayınca şehir yaşlanıyor.
Şehir yaşlanınca umut azalıyor.
“Kırşehir’i Seviyorum Ama Burada Bir Yarın Yok”
Bu cümleyi duymayan kaldı mı?
“Kırşehir benim evim.”
“Burada doğdum, burada büyüdüm.”
“Ama burada geleceğimi kuramıyorum.”
Kırşehir, gençlerine bir geçmiş sunuyor; ama bir gelecek vadetmiyor.
Bozkırda kalmak, hayallerini kuraklığa terk etmek gibi geliyor gençlere.
Bu yüzden gidiyorlar.
Sessizce, kırmadan dökmeden…
Ama her gidiş, bu şehri biraz daha eksiltiyor.
Kırşehir’in sokaklarında artık işe giden gençlerin ayak sesleri yok.
Rüzgârın uğultusu var.
Bağlamanın tınısı var.
Ama gençlik yok.
Ve bu sadece bir nostalji meselesi değil; bu bir gelecek meselesi.
Koltuklar Doluyor, Şehir Boşalıyor
Seçilmişler koltuklarında oturmaya devam ediyor.
Ama şehir boşalıyor.
Kırşehir, kendi kaderine terk edilmiş gibi.
Her seçimde verilen vaatler, sandıklar toplandıktan sonra buharlaşıyor.
Artık şu sorular sorulmalı:
Bu şehir neden yatırım alamıyor?Neden gençler burada tutunamıyor?
Neden Kırşehir hep “sıradaki iller” listesinde unutuluyor?
Geçmişle Övünmek Yetmez
Kırşehir’in tarihi, kültürü, gönül dili elbette kıymetli.
Ama sadece geçmişle övünerek bir şehir ayakta kalmaz.
Gelecek inşa edilmezse, bu sessiz gidişler bozkırda yankılanmaya devam eder.
Ve bir gün geriye dönüp baktığımızda şunu sorarız:
“Biz bu şehri neden kaybettik?”
O gün gelmeden,
Kırşehir için konuşmak, sorgulamak ve hesap sormak zorundayız. ” 


VATANDAŞ TEPKİLİ:PİSLİK, KOKU, BAKIMSIZLIK… ŞEHRİN MERKEZİNDE BÜYÜK AYIP!
KIRŞEHİR’DE ACI OLAY ÇIKTIĞI MERDİVEN SONU OLDU
KIRŞEHİRLİ ŞEHİDİMİZİN EMANETİNE VEDA
BARAN GENÇ GÖREVDEN Mİ ALINIYOR?
KIRŞEHİR’E AFRİKA SICAKLARI GELİYOR!
ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN CAN GÜNER KIRŞEHİR CEZAEVİ’NE NAKLEDİLDİ
KIRŞEHİR’DE STADYUM NEREYE YAPILMALI ANKETİ SONUÇLANDI